![]() |
| zoya winter 2011 collection |
oje etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
oje etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
11 Kasım 2011 Cuma
Zoya 2011 Kış Koleksiyonu
İşte huzurlarınızda budur dediğim tek koleksiyon..
15 Kasım'da satışa çıkacak olan bu koleksiyona bayıldım. Normal şartlarda genellikle 6 parçalık koleksiyonlarda 1-2; 12 parçalık koleksiyonlarda ise en fazla 5 ojeyi beğenen ben bu koleksiyonun tamamını çok beğendim ve her birini ayrı ayrı istiyorum. En iyisi önümüzdeki haftadan itibaren ebay'de bakınayım. İlk kez tüm koleksiyonu alabilirim...
Etiketler:
alışveriş,
ne alsam?,
oje,
online alışveriş,
zoya
2 Haziran 2011 Perşembe
İnternetten Yurt Dışı Alışveriş Bilgilendirmesi
Bildiğiniz üzere internet üzerinden yapılan yurt dışı alışverişlere kısıtlama hatta belli ürünlere yasaklama gelmişti. Daha önce de şu yazımda bahsemiştim. Biraz zaman geçtikten sonra bir iki deneme yapacağımı söylemiştim ve yaptım. Yasaklamadan sonra bu ay içerisinde 3 kere ayrı ayrı oje siparişi verdim ve hepsi elime sorunsuzca ulaştı. Yalnız hala acaba gelecek mi korkusu ile sipariş veriyorum. Cuma günü bir sipariş daha verdim. Bakalım...
Öncelikle şunu belirteyim; yasaklama ve kısıtlama halen devam ediyor. Kalktı diye düşünmeyin; ben sadece riski göze aldım. Ürünlerin gümrüğe takılması durumunda ya gidip gümrük vergisini ödeyecek ve öyle ürünlerime kavuşacak; ya da parasını ödediğim ürünleri gümrüğe teslim edecektim. Bu ihtimallere razı olursanız siz de deneyebilirsiniz.
Esasında oje kozmetik grupta olduğu için kesinlikle gümrüksüz sokulamayacak bir üründü. Ama benim de almak istediğim ojeler vardı. Şansımı denedim ve tuttu. Şansı arttırdığını düşündüğüm faktörleri denemek isteyenlerle paylaşayım.
1) Ürünlerin tamamını Ebay'deki satıcılardan almıştım. Dolayısıyla gönderici kısmında tıpkı alıcı kısmında olduğu gibi bir başka isim yazıyor. Yani bir firmadan gelmiyor ve bir firmaya gitmiyor. Bu da paketin içerisindekinin ticari nitelikte olmadığını düşündürüyor.
2) Bir firmadan ya da mağazadan alınmadığından paket ya da zarf üzerinde irsaliyeli faturanın bir kopyası bulunmuyor.
3) Paketler oje içerdiğinden küçük ve hatta içerisinde 3'e kadar oje içerenler koruma balonlu zarflardan. İçerisindekilerin değerinin düşük olduğu izlenimini veriyor.
4) Gelen paketlerin tamamı posta yoluyla geldi. Ülkeye ünlü markaların gönderdiği şekilde Fedex veya benzeri kargo şirketleri ile havaalanı gümrüğünden değil; posta gümrüğünden giriş yapıyor. Havayolu genellikle ticari gönderilerin tercih ettiği; posta ise şahsi gönderilerin tercih ettiği bir yol. (Tabi ki istisnalar var. Asos, Strawberry, Cherry Culture gibi firmalar ucuz olduğu ve genellikle gönderi bedelini kendileri ödedikleri için postayı tercih ediyorlar. Ama ilk iki maddeyi yerine getirmediklerinden dikkat!) Posta gümrüğünden giriş yapan paketlerin daha fazla şansı olduğunu düşünüyorum.
5) Daha büyük veya farklı yerlerden sipariş vermeyi düşünenler için imkanınız varsa hediye paketi yaptırmanızı öneriyorum. Çok şüphe uyandırıcı olmadığı sürece genellikle gümrükte hediye paketleri açılmıyor.
Tüm bunlara rağmen paketiniz gümrüğe takılabilir. Riski alıp almamak size kalmış. Sanırım ben gümrüğe takılana kadar risk almaya devam edeceğim. O zaman da ne kadar uğraştığıma bağlı olarak bir dahasına karar veririm artık. :)
Öncelikle şunu belirteyim; yasaklama ve kısıtlama halen devam ediyor. Kalktı diye düşünmeyin; ben sadece riski göze aldım. Ürünlerin gümrüğe takılması durumunda ya gidip gümrük vergisini ödeyecek ve öyle ürünlerime kavuşacak; ya da parasını ödediğim ürünleri gümrüğe teslim edecektim. Bu ihtimallere razı olursanız siz de deneyebilirsiniz.
Esasında oje kozmetik grupta olduğu için kesinlikle gümrüksüz sokulamayacak bir üründü. Ama benim de almak istediğim ojeler vardı. Şansımı denedim ve tuttu. Şansı arttırdığını düşündüğüm faktörleri denemek isteyenlerle paylaşayım.
1) Ürünlerin tamamını Ebay'deki satıcılardan almıştım. Dolayısıyla gönderici kısmında tıpkı alıcı kısmında olduğu gibi bir başka isim yazıyor. Yani bir firmadan gelmiyor ve bir firmaya gitmiyor. Bu da paketin içerisindekinin ticari nitelikte olmadığını düşündürüyor.
2) Bir firmadan ya da mağazadan alınmadığından paket ya da zarf üzerinde irsaliyeli faturanın bir kopyası bulunmuyor.
3) Paketler oje içerdiğinden küçük ve hatta içerisinde 3'e kadar oje içerenler koruma balonlu zarflardan. İçerisindekilerin değerinin düşük olduğu izlenimini veriyor.
4) Gelen paketlerin tamamı posta yoluyla geldi. Ülkeye ünlü markaların gönderdiği şekilde Fedex veya benzeri kargo şirketleri ile havaalanı gümrüğünden değil; posta gümrüğünden giriş yapıyor. Havayolu genellikle ticari gönderilerin tercih ettiği; posta ise şahsi gönderilerin tercih ettiği bir yol. (Tabi ki istisnalar var. Asos, Strawberry, Cherry Culture gibi firmalar ucuz olduğu ve genellikle gönderi bedelini kendileri ödedikleri için postayı tercih ediyorlar. Ama ilk iki maddeyi yerine getirmediklerinden dikkat!) Posta gümrüğünden giriş yapan paketlerin daha fazla şansı olduğunu düşünüyorum.
5) Daha büyük veya farklı yerlerden sipariş vermeyi düşünenler için imkanınız varsa hediye paketi yaptırmanızı öneriyorum. Çok şüphe uyandırıcı olmadığı sürece genellikle gümrükte hediye paketleri açılmıyor.
Tüm bunlara rağmen paketiniz gümrüğe takılabilir. Riski alıp almamak size kalmış. Sanırım ben gümrüğe takılana kadar risk almaya devam edeceğim. O zaman da ne kadar uğraştığıma bağlı olarak bir dahasına karar veririm artık. :)
20 Mart 2011 Pazar
Malvarlığım
Çok değil bundan 4 ay öncesinde 2 tane ojem vardı ve hayatımda french haricinde bir oje sürmüşlüğüm yoktu. Değil mavi, yeşil; kırmızı ya da bordo sürmeye dahi cesaretim yoktu. Şu an geldiğimiz noktada toplam 56 tane ojem ve 8 tane yardımcım var ve ben her renk ojeyi sürebilecek cesarete sahip olmakla kalmadım; hemen her gün farklı bir oje sürer ve günlük olarak değiştirir oldum. :) Sorumlusunu daha önceden de belirtmiştim. Öykü Bu sorumlulara her gün yenisi ekleniyor. Son favorim Deniz. Hem tırnak yapısını çok beğeniyor; hem de tasarımlarına bayılıyorum.
Koleksiyonum her geçen gün genişliyor. Ama şu andaki hali bu şekilde. Hepsi işte bu kutunun içerisinde duruyorlar.
Belki bir gün tırnaklarımdaki hallerini de göstermeyi düşünebilirim. Şimdilik sadece şişeleriyle idare edin. :)
Koleksiyonum her geçen gün genişliyor. Ama şu andaki hali bu şekilde. Hepsi işte bu kutunun içerisinde duruyorlar.
Kutu tamamen doldu. Yeni aldıklarımı nereye koyacağımı düşünüyorum.
Sıralı geçişlerle başlayalım. En sevgililerim China Glaze'ler. Soldan sağa sırasıyla 2011 bahar sezonunun en sevdiklerimden Bellow Deck, Aids için çıkartılan pembe Enpowerment, rengarenk simli yeşil Atlantis, yine 2011 bahar sezonunun en güzeli içi minik simli koyu pembe Ahoy!, rengarenk büyük simlerden oluşan Snow Globe, mükemmel bir mor Grape Pop, Audrey Hepburn'ün Breakfast at Tiffany's filmine gönderme Tiffany rengi For Audrey, mor mavi arasında çok güzel bir opak renk olan Secret Peri-wink-le ve son olarak tamamen siyah Liquid Leather
Catherine Arley Holografik Serisi. Soldan sağa sırasyıla koyu pembe 666, gümüşi gri 676, pembe 675, siyah 805, mor 673, koyu gri 667, açık pembe 670, açık mavi 674, nar çiçeği kırmızı 800, bordomsu 677 ve açık gri 671
Essie ve LA Splash'lar. Yine soldan sağa Essieler lila Neo Whimsical, bordo Wicked ve çok sevdiğim Chinchilly; LA Splash'lar ise içinde kalpler bulunan koyu pembe simli Cupid, sırf kırmızı simlerden oluşan Sparkling Fire ve içinde kalpler bulunan açık pembe simli LOL.
Tek tük olan ama çok sevilenler. Yukarıdan aşağıya ve soldan sağa sırasıyla kahvemsi simli OPI My Private Jet, mükemmel bir morumsuz lilamsı Color Club Ultra Violet, süper güzel yeşil mavi simli Orly Halleys Comet, rengarenk sırf sim Milani Gems, pembe holografik Nfu Oh 63, mavi yeşil simli Sinful Colors Nail Junkie, turuncu simli Sinful Colors Ufo, içinde yıldızlar bulunan sırf simden oluşan Nyx Dreamy Glitter, koyu mor Nyx Purple Noir ve su bazlı aseton gerektirmeden soyularak çıkabilen bordo Nail Trick 108
Olmazsa olmaz Flormar'lar. Soldan sağa tam anlamıyla ten rengi 344, yanar döner rengarenk 308, siyaha yakın bir lacivert 398, inanılmaz canlı neredeyse fosforlu bir pembe 238, çok beğendiğim bir gri 391, klasik french rengi 319, altın simli açık bir kahverengi 394, koyu bir kırmızı 385 ve rakı beyazı 01
Alex Avien'ler soldan sağa sırf simli 101, pembe tabanlı simli 188, yeşil yanardöner 139, Chanel paradoxal taklidi 243 (sanırım paradoxal'ı tek sevmeyen benim) ve çatlayan pembe
Ve diğerleri sedefli uçuk pembe Golden Lady 361, sedefli beyaz Golden Lady 389, çubuk simlerden oluşan Golden Rose 70, sedefli lila Golden Rose 238, varla yok arası sedefli koyu ten rengi Pastel 43 ve sedefli Pastel 110. Sanırım bu gruptan tek sevdiğim Pastel 43.
Son olarak base ve top coat'lar. Yukarıdan aşağıya ve soldan sağa holografik ojeler için Nfu Oh Aqua Base Coat, çabuk kurutan top coat Essie Good to Go, matlaştıran top coat Essie Matte About You, tırnak etleri için Essie Apricot Cuticle Oil, mucizevi base coat Sally Hansen Miracle Cure, yine bir base coat Sally Hansen Complete Care 4 in 1 ve tırnaklarıma hiçbir faydası olmadığı gibi zararı olduğunu düşündüğüm Alex Avien tırnak sertleştirici ile tırnak besleyici.
Belki bir gün tırnaklarımdaki hallerini de göstermeyi düşünebilirim. Şimdilik sadece şişeleriyle idare edin. :)
23 Aralık 2010 Perşembe
Ojemania
Hani ben hiç oje sürmezdim ya; birden bu iki blog sayesinde ojelere karşı bir aşk gelişti içimde. Zaten birisi blog dunyasına da adım atma sebebim. Henüz ikisiyle de hiç konuşmuşluğum olmasa da; hatta büyük ihtimalle benden haberleri dahi olmasa yeni takıntımın sorumlusu Dilek ve Öykü. Her ikisi de kendi tanımlamaları ile oje bağımlısı. Bloglarında tanıttıkları ojeler o kadar güzel ki; benim gibi oje dünyasından bihaber olan birisinin bile ojelere düşmesini sağladılar. Ve fark ettim ki hiç beğenmediğim ellerim ojeler sayesinde biraz daha güzel görünmeye başladılar. Bu nedenle ben de özen göstermeye karar verdim.
Evdeki nuh nebiden kalma ojelerimi atıp; iş yerimin yakınındaki bir parfümeriden tırnak koruyucu, sertleştirici, french seti gibi temel ürünleri almış ve kullanmaya başlamıştım. Onlar sayesinde hayatımda duymadığım markaların varlığından haberdar oldum. Bunlardan birisi de Essie. Sitesine girdiğimde online sipariş imkanı da olduğunu görünce hemen kendime bir sepet hazırladım.
En temel ihtiyaç olan oje çıkartıcı, oje sürerkenki beceriksizliğimi örtmek için düzeltici kalem, lila ile pembe arası duran neo whimsical renk kodlu bir oje, acelecilikten kurumasını bekleyemeyip hareket ettiğimden her ojeyi bozduğum için çabuk kurutucu ve hayatımın ilk koyu renk ojesi wicked ile her ojeyi matlaştırıcı üst kattan oluşan bir set.
Siteden siparişi iş gününün son saatleri olan 17:00'de verip de ertesi sabah saat 09:00 gibi iş yerinde kahvaltı ederken siparişim elime ulaştığında şoka girdim. Yememiş içmemiş siparişimi yetiştirmişler. :) Hayır zor durumda kalmayayım istemişler herhalde ama ilaç söylesem bu kadar çabuk gelmezdi. Daha 24 saat dolmadan elime ulaşan ürünlerim için kendilerini tebrik ediyor; takdirlerimi sunuyorum. Ben bahsettiğim bloggerlar gibi güzel ellere sahip olmadığımdan onlar gibi bir sunum yapamayacağım ama neo whimsical'ı denedim ve hoşuma gitti. Ancak hala kendimi aşıp koyu rengi denemedim. Denemeye bile çekinirken nasıl olup da sürüp çıkacağım onu da bilmiyorum ama neyse...
Evdeki nuh nebiden kalma ojelerimi atıp; iş yerimin yakınındaki bir parfümeriden tırnak koruyucu, sertleştirici, french seti gibi temel ürünleri almış ve kullanmaya başlamıştım. Onlar sayesinde hayatımda duymadığım markaların varlığından haberdar oldum. Bunlardan birisi de Essie. Sitesine girdiğimde online sipariş imkanı da olduğunu görünce hemen kendime bir sepet hazırladım.
En temel ihtiyaç olan oje çıkartıcı, oje sürerkenki beceriksizliğimi örtmek için düzeltici kalem, lila ile pembe arası duran neo whimsical renk kodlu bir oje, acelecilikten kurumasını bekleyemeyip hareket ettiğimden her ojeyi bozduğum için çabuk kurutucu ve hayatımın ilk koyu renk ojesi wicked ile her ojeyi matlaştırıcı üst kattan oluşan bir set.
Etiketler:
bana dair,
essie,
ne alsam?,
oje,
online alışveriş
27 Kasım 2010 Cumartesi
Neden Şimdi
İlkokul ya da ortaokul yıllarından öğrendiğimiz en temel edebiyat kurallarından birisi bir yazının giriş, gelişme ve sonuç kısımlarının bulunması gerektiği. Bu kuralı bloguma uygulayacak olursak güzel ve etkileyici bir giriş yapmam ve devamında okuyucuları bağlamam ama asla sonlandırmamam gerek sanırım. :) Bence en güzel giriş neden belirtenidir. Neden o yazı yazılıyor, neden zaman ayırıp okumalıyım gibi sorulara cevap verenidir.
Ben her türlü yeniliği takip eden ama kendisi denemek konusunda cidden çekimser davranan birisiyim. Sanırım bundan 1 yıl kadar öncesiydi. Etrafımda hemen herkes bir blog sahibi olmuş ve benim de açmam konusunda epey bir ısrarcı davranmış; ancak ben bu tarz konulardaki çekimserliğimi göstermiş ve açmamıştım. Ta ki bugüne kadar.
"Peki ne değişti, neden şimdi?" sanırım şu aşamada sorulabilecek en anlamlı soru ama inanın tatmin edici bir cevabı yok. Bir kaç tane geçerli sebep sıralayabilirim ama hiçbirisi yeterli olmaz. Nedenleri konusunda tatmin edici olamayacak olsam da neden şimdinin cevabı mevcut.
Hayatında iki elin parmaklarını geçmeyecek sayıda manikür yaptıran, french dışında bir oje kullanmamış ve oje renkleri konusunda oldukça konservatif olan ben, dün gördüğüm bir blog sayesinde en olmadık renkteki bir ojeye aşık oldum ve her renkteki ojeyi denemeye heves ettim. Ve o an anladım ki basit bir yazı, bir cümle veya bir resim bile insanın bir konu hakkındaki fikrini, o konuya olan bakışını, hatta hayattaki duruşunu değiştirebilir. "Bir insan değişir, dünya değişir" felsefesine inanan bir insan olduğumdan belki benim deneyimlerim de birilerinin bakış açısını değiştirebilir diye düşündüm ve bunları paylaşmaya karar verdim. Bu paylaşımların neler olacağını inanın ben de bilmiyorum. Belki bir çok kişi için çok anlamsız belki bir çok kişi için çok sıradan paylaşımlar olacak. Hep beraber göreceğiz.
Sizler bloguma hoşgeldiniz, ben de blog alemine hoşbuldum.
Bahse konu ojeyi merak edenlere...
İşte huzurlarınızda kadın vücudu şeklinde olan Nfu Oh #51
Ben her türlü yeniliği takip eden ama kendisi denemek konusunda cidden çekimser davranan birisiyim. Sanırım bundan 1 yıl kadar öncesiydi. Etrafımda hemen herkes bir blog sahibi olmuş ve benim de açmam konusunda epey bir ısrarcı davranmış; ancak ben bu tarz konulardaki çekimserliğimi göstermiş ve açmamıştım. Ta ki bugüne kadar.
"Peki ne değişti, neden şimdi?" sanırım şu aşamada sorulabilecek en anlamlı soru ama inanın tatmin edici bir cevabı yok. Bir kaç tane geçerli sebep sıralayabilirim ama hiçbirisi yeterli olmaz. Nedenleri konusunda tatmin edici olamayacak olsam da neden şimdinin cevabı mevcut.
Hayatında iki elin parmaklarını geçmeyecek sayıda manikür yaptıran, french dışında bir oje kullanmamış ve oje renkleri konusunda oldukça konservatif olan ben, dün gördüğüm bir blog sayesinde en olmadık renkteki bir ojeye aşık oldum ve her renkteki ojeyi denemeye heves ettim. Ve o an anladım ki basit bir yazı, bir cümle veya bir resim bile insanın bir konu hakkındaki fikrini, o konuya olan bakışını, hatta hayattaki duruşunu değiştirebilir. "Bir insan değişir, dünya değişir" felsefesine inanan bir insan olduğumdan belki benim deneyimlerim de birilerinin bakış açısını değiştirebilir diye düşündüm ve bunları paylaşmaya karar verdim. Bu paylaşımların neler olacağını inanın ben de bilmiyorum. Belki bir çok kişi için çok anlamsız belki bir çok kişi için çok sıradan paylaşımlar olacak. Hep beraber göreceğiz.
Sizler bloguma hoşgeldiniz, ben de blog alemine hoşbuldum.
Bahse konu ojeyi merak edenlere...
İşte huzurlarınızda kadın vücudu şeklinde olan Nfu Oh #51
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

















