16 Nisan 2012 Pazartesi

Bir Tayyare Serüveni



Geçen haftalarda gittiğim son oyun Devlet Tiyatroları'nın bu yılın Türk Hava Kuvvetleri'nin 100. yılı olması münasebetiyle sergilediklerini tahmin ettiğim "Bir Tayyare Serüveni"ydi. Tıpkı aynı sebeple bu yıl vizyona giren "Anadolu Kartalları" gibi senaryosu için bir yardım ya da danışmanlık alındığını düşünüyorum.

Oyun esasen "Son 10 saniye" isimli bir yarışma programında geçiyor. Son 3 haftanın birincisi olan Bedia Hanım son bir soruya da doğru yanıtı verdiği takdirde büyük ödülü kazanacaktır. Büyük ödülü kazandıracak soru "Göktürk nedir?" Süre içerisinde yanıt veremeyen Bedia Hanım'ın bayılması ile birlikte oyun esas amacına hizmet etmeye başlıyor. Bayıldıktan sonra rüyasında soruya yanıt vermek amacıyla ipuçları arasında dolaşan Bedia Hanım ile birlikte biz de Hazerfen'den Lagari'ye Kurtuluş Savaşı'ndan Sabiha Gökçen'e kadar Türk Havacılık Tarihi'ndeki önemli yapı taşlarını ve o zamanları tek tek ziyaret ediyoruz. Çok güzel bilgiler veren ve çok hoş vakit geçirten oyunun en sıkıcı ve keşke olmasaydı dedirten yanı sürekli olarak o dönemlerde dolaşan ve yarışmanın sunucusu Faruk Bey'i arayan Bedia Hanım. Evliya Çelebi'nin de oyunda sıklıkla söylediği gibi "Hanım Hanım sen bi küçük susar mısın" dedirtecek bir rahatsız ediciliği var Bedia Hanım'ın. Susup bir köşede otursa ve bizimle birlikte izlese ne güzel olurmuş.

İlk yarısı daha çok sıkıntı yaratan ve ikinci yarıda biraz daha hoş ve hareketli geçen oyun yaklaşık 2,5 saat sürüyor. Biraz tarih dersi tadındaki oyun tarih meraklısı olmayan benim bile izlememi sağlasa da "izlense de olur"un ötesine geçmeyi beceremiyor. Daha fazla bilgi, oyundan fotoğraflar ve kısa tanıtım videosu için devlet tiyatrolarının sitesini ziyaret edebilirsiniz. Buradan buyrunuz.

9 Nisan 2012 Pazartesi

1 Nisan 2012 Pazar

Game of Thrones

Esasında önyargıdan ve önyargılı olunmasından hiç hoşlanmam. Ama benim de bazı konularda biraz önyargılı olduğumu kabul ediyorum. Popüler yayınlar sanırım bu listenin başında geliyor. Örneğin Harry Potter serisini en sonuncusunun yayınından 1 ay öncesine kadar izlemeyi reddetmiştim. Hayır çocukça falan olduğunu düşündüğüm için değil; bir şekilde yeteri kadar iyi olmadığını düşündüğüm için. Ama izlediğimde özellikle son 2-3 filmin çok başarılı olduğunu fark ettim. 

Aynı şekilde Fight Club filmi de önyargılı olduklarımdan biridir. Kaç yıllık film, IMDB en iyi filmler listesinde ilk 20 içerisinde ve ben o filmi 2011 yılında izledim. Ve "neyin nesi ki bu kadar beğeniliyor" diyerek merakıma yeninilip de izledim. Ama sonuç hiç de tahmin ettiğim şekilde çıkmadı. Tek kelimeyle filme bayıldım. Bir de öyle hala izlemediğim Godfather serisi var ki umarım yakın gelecekte onu da izleyeceğim.


Bu kadar kesin yargılara sahip olmasam da "Game of Thrones" için de benzer bir yaklaşıma sahiptim. Ama bu tamamen bilgisizliktendi. Bu seriyi daha ziyade Tudors kıvamında zannediyordum ve her ne kadar ilk sezonunu büyük bir keyifle izlesem de Tudors'un ikinci sezonunu bitirememiş ve yarım bırakmıştım. İşte bu da öyle bir dizidir diye düşünüyor ve izlemiyordum. Çoook kişi yok yok izle çok güzel dese de nedense izlemek gelmiyordu içimden. Taaa ki bu diziyi önerenlerden birisi Yüzüklerin Efendisi serisini sevdiğime göre bunu da seveceğimi söyleyip olaya damardan girene kadar. İşte o günün akşamında tüm bölümlerini indirip izlemeye başladım ve tek kelimeyle bağımlısı oldum. O günden beri de büyük bir merak ve özlemle bugünü bekliyordum. 1 Nisan yani bugün itibariyle yeni sezonu başlıyor.


Game of Thrones
Güzel bir dizi arayanlara kesinlikle tavsiye edeceğim bir seridir kendisi. George R.R. Martin'in kitap serisinden uyarlamadır. Ben kitapları okumamış birisi olarak ilk sezonda çok büyük şoklar yaşadım. Belki de güzel olan budur diye düşündüğümden ilk sezonu bitirdiğim anda aldığı ilk iki kitabına henüz başlamadım. Sanırım ikinci sezonu bitirmeden de başlamayacağım. Zaten hepi topu 10 bölüm oluyor sezonu. GoT bittiğinde de diğer özlemle beklediğim True Blood başlıyor olacak. Böylesine güzel uyarlamaları hayata geçirdiği için HBO'yu ayakta alkışlıyor ve kendisini en favori kanalım ilan ediyorum.