istanbul devlet tiyatrosu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
istanbul devlet tiyatrosu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ağustos 2012 Perşembe

Antigone


Neredeyse yeni sezon açılacak hala anlatılmayan 2 oyun var. Neyse haydi biriyle başlayalım. Ankara’ya turneye geldiğinde İstanbul Devlet Tiyatro’sunun oyunu "Antigone”u izleme imkanı buldum. Sophokles’in yazıp Kenan Işık’ın yönettiği tek perdelik oyun yaklaşık 1 saat 40 dakika sürüyor. 

Oyun bir silah sesinin ardından açılıyor. Hoperlörden gelen ön bilgilendirme dekorun üzerinden akarak gidiyor. Dekor bende tam bir Nemrut havası yarattı ve bir kez daha orayı ne kadar çok görmek istediğimin farkına vardım. Yaklaşık 15 dakikalık bu anlatım ile hikayeye ve karakterlere dair gerekli olan ana bilgilere sahip oluyor ve oyunu daha rahat anlamak için hazır oluyoruz.

Ana konuya gelirsek Thebai Kralı Oidipus’un ölümünün ardından krallığı oğulları sırasıyla yönetmeye karar veriyorlar. Ancak sıra diğer kardeşe geçeceği sırada tahtı terk etmek istemeyen kardeş savaşa tutuşur ve her ikisi de ölerek tahta varis başka erkek olmadığında yönetim Oidipus’un karısının kardeşi Kreon’a geçer. Kreon taht sırası gelen kardeşi yüceltirken tahtı terk etmek istemeyen kardeşi lanetler ve gömülmeyip cesedinin kurda kuşa bırakılmasını emreden. İşte bu emre karşı çıkan kız kardeş Antigone’un ve bu vesileyle yaşananların hikayesi.

Oyuncular genel olarak normal bir performans sergilemişler. Öyle çok aralarından sıyrılan ya da akılda kalan bir performans olmadı. Oyunun tek perdede bitirilmesi ise yerinde bir karar olmuş bence. Evet normal oyunlara kıyasla daha kısa bir perde ama yine de tek solukta bitiyor, araya başka şeylerin karışmıyor olması güzeldi. Ancak iki eleştirim olacak ki bunun bir tanesi kralın tahtı konumundaki saçma sapan tekerlekli büro koltuğu. Normal şartlarda İstanbul’da da böyle mi oynanıyor ya da orada sabit bir koltuk vardı da buraya mı taşınamadı bilmiyorum ama hiç hoş görünmüyor. Belki de oyunun modern dünyada da halen geçerliliğini göstermek için böyle bir simge seçtiler bilmiyorum ama çok özensiz bir görüntü sunuyor. Bir diğer eleştirim ise Kral Kreon’un kıyafetine geliyor. Kaftan görüntüsü mü yaratmak istediler yoksa onu da mı modernize ettiler bilmiyorum ama siyah ceketin üzerine dore kumaşı gelişigüzel dökmekle ne yaratmak istediler anlamadık.

Genel hatlarıyla izlenebilir hatta güzel diyebileceğim bir oyundu. Daha detaylı bilgi, tanıtım videosu ve oyundan fotoğraflar için devlet tiyatrolarının sitesini ziyaret edebilirsiniz. Buraya buyrunuz.

27 Mart 2011 Pazar

Ölüleri Gömün

Geçen hafta Ankara'ya geldiğinde izleme imkanı bulduğum son oyun İstanbul Devlet Tiyatrosu'nun bir oyunu olan Ölüleri Gömün.


Irwin Shaw'ın yazdığı ve çok kalabalık bir kadroya sahip olan tek perdelik oyun 1 saat 40 dakika sürüyor. Savaşların bir kısım zenginin daha da zengin olmaları amacıyla çıkartıldığı ve ordunun bu çıkarlara alet olarak erlerin heba olmasına sebep olduğu gerçeği üzerine kurulu olan oyun, ölen erlerin bir kısmının gömülmeyi reddererek savaşı durdurmak istemeleri ile değişiklik gösteriyor. Ya ölüler gömülmeyi reddederse ne olur? 

Çok güzel bir sahne ve dekor ile izleyici karşısına geçen oyunun en büyük handikapı da yine dekorunda. En ön sıranın hemen dibinden başlayan dekor, sahnenin sağ ve solunda yer alan yüksekliği sebebiyle en ön sırada uçlarda oturanların sahnenin ortasını görmesini imkansızlaştırıyor. Ayrıca o yüksek katta geçen dialogları izlemeyi de zorlaştırıyor. Bizler de en ön sırada oturduğumuz için boyun tutulması riskinden korktuğumuzdan o bölümleri sadece dinlemekle yetindik.

Başından sonuna kadar sisler içerisinde geçen ve yer yer patlama sesleriyle yerinizde zıplamanıza sebep olan oyun, çok başarılı olmasa da sıkılmadan bir 1,5 saat geçirmenizi sağlıyor.
Daha detaylı bilgi ve oyundan fotoğraflar için devlet tiyatrolarının sitesini ziyaret edebilirsiniz. Buyrun

28 Kasım 2010 Pazar

Vahşet Tanrısı

Ekim ayı benim için tiyatro ayı demektir. Tüm yaz boyunca tatilde olan devlet tiyatroları, Ekim ayı geldiğinde  yeniden perdelerini açar. Ben de tüm yaz tiyatrodan uzak kalmış olmanın verdiği açlıkla ilk haftalardan itibaren programı takip etmeye ve oyunlara biletlerimi almaya başlarım.

Genelde sezonun ilk haftalarında turne oyunları gelir Ankara'ya. İşte turne için geldiklerinde izleme imkanı bulduğum İstanbul Devlet Tiyatrosu'nun bir oyunu Vahşet Tanrısı'ndan bahsedeceğim bugün.


Ülkü Duru, Zafer Algöz, Zerrin Tekindor ve İşdar Gökseven'in yer aldığı tek perdelik oyun 1 saat 20 dakika sürüyor. Çocukları kavga eden iki ailenin uzlaşmaya varmak için bir araya geldikleri oyunda, gayet medeni başlayan bir konuşmanın, egoların olaya dahil olması ile isteklerin ve önceliklerin farklılığı sebebiyle nasıl da olmadık bir şekilde sonuçlanabildiğine şahit oluyoruz.

Tek bir mekanda geçmesine rağmen hiç de tekdüze olmayan oyun, ilk dakikalardan itibaren seyircinin dikkatini çekiyor ve her biri ayrı ayrı usta olan oyuncular, temponun düşmesine ve seyircinin sıkılmasına fırsat vermiyorlar. Özellikle Zerrin Tekindor'un muhteşem bir oyunculuk sergilediği oyun, yer yer kahkahalar eşliğinde izlenerek çok keyifli bir 1,5 saat geçirmenizi sağlıyor. Aralık ayında İstanbul'da Küçük Sahne'de sahnelenmeye devam edecek olan oyunu fırsatı olanların kesinlikle izlemesini öneririm.

Daha detaylı bilgi ve oyundan fotoğraflar için devlet tiyatrolarının sitesini ziyaret edebilirsiniz. Buyrun