ayakkabı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ayakkabı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Temmuz 2011 Pazartesi

Ankamall'de Bir Haftasonu

Haftasonunda fırsattan istifade biraz Ankamall'de dolaştım. Gerçi kısıtlı zamanda istediğim mağazaların tamamına bakamadım ama olsun. Bu benim bir şeyler almama engel olmadı. :)

Yaz sezonu açıldığı andan itibaren beni en çok hayal kırıklığına uğratan mağaza Nine West olmuştu. Şaka gibi... Her sezonda alacak bir sürü ayakkabı bulmama ve sezon indirimlerini beklemeden bir kaç tanesini almama rağmen bu sezonda bir tane bile ayakkabı beğenememiştim. Belki yeni bir şeyler gelir umuduyla kaç kere baktım; sayısını ben bile bilmiyorum. Gerçi zaten orasının adı benim dilimde farklı. Kısaca mabet derim Nine West'e ve oraya girmeden AVM dolaşması bitmez benim gözümde. Sadece sinema için gitmiş olsam bile mabede uğramadan çıkılmaz AVM'den. :)

Ama işte bu sezonda kaç kere girersem gireyim hiçbir şey değişmedi ve ben bir türlü ayakkabı beğenemedim. Onun yerine ikinci alternatifim Hotiç ile sonraki tercihim İnci nasiplendi. Ama yılmadım, bıkmadım bugün yine girdim. Ve o da ne?? Birden bu sezon bildiklerimden farklı bir kreasyon gözüme ilişti. Tüm ayakkabılar   % 50 indirimde olmasına rağmen bu yeni gelmiş olan grup % 30 indirimdeydi ve bu ayakkabıyı mağazanın diğer köşesinden gözüme kestirdim, göz kontağını kaybetmeden hızlıca yanına gittim. Bir panter edasıyla avımın üzerine atlayıp bir çırpıda ayağıma geçirdim ve o andan itibaren bırakmadım. :)) Kesinlikle mükemmel tanımlamalarını yapabileceğim bu ayakkabı bu av sonucunda dolabımdaki yerini almış oldu. Fotoğrafı tek başıma çekmeye çalışırken yere kapaklanma tehlikesi atlattım :) Hem nasıl olduysa olmuş; anlamadım; sağ ayağıma sanırım ters bir baskı uygulamışım ve ayağım eziyet çekiyormuş gibi görünmüş. Ama esasında bu topuk boyuna göre çok rahat bir ayakkabı.


Nine West'ten çıkmadan LaSenza'dan bir de t-shirt aldım. Sonrasında ise Zara'da gördüğüm çantaya aşık oldum. En sevdiğim renk mavinin mükemmel tonu olan saks mavisi renginde ve tam istediğim modelde. Yeni sezon olmasına aldırmadan kaptım hemen. Bir de onunla aynı renkteki atleti aldım.


Zara gibi Mango'da yaz sezonunun ikinci yarısını açmış. İndirim bölümü duruyor ama az da olsa yeni ürün gelmiş durumda. Orayı dolaşmaya vaktim yetmedi ama hafta içi bir doktor randevusu sonrasında hızlıca oraya bakmış ve çok beğendiğim bu bluzu kapıvermiştim. 


Kısa alışveriş turu böylece sona ermiş oldu. İşte bu haftasonundan bana kalanlar...


24 Ocak 2011 Pazartesi

Yeni Ayakkabılarım

Lovely Shoes sitesinden aldığım ve krem rengi ayakkabım haricinde daha çok sayıda ayakkabı beğendiğimi ve muhtemelen bir sipariş daha vereceğimi belirtmiştim. Bir müddet düşündükten ya da şöyle diyeyim kendimle mücadele ettikten sonra bir arkadaşımın da ısrarı ile daha da düşünmeye gerek olmadığına karar verip siparişi vermiştim. Benim için 2, arkadaşım için ise 1 ayakkabı siparişi vermiştik ki sonunda o sipariş elimize ulaştı.

Birbirinden farklı iki ayrı tarzda verdiğim botlarım. Birisini haftasonu kullanımı için söylemiştim ki çok beğendiğim için geldiği haftasonu ayağımdan çıkartmadım; diğerini ise işyerinde giyerim diyerek söylemiştim. İşyeri için seçtiğim bilekteki botun kalıbı biraz büyük geldi. Bu şekilde giymem durumunda bot ayak üzerinde bir çizgi halinde kırılıyor ve çok kötü görünüyor. Her ne kadar kalıp ile ayakkabı küçültmekten hoşlanmasam da sanırım yarım kalıp koydurmayı deneyeceğim. Şimdilik başka bir formül düşündüğümden o beklemede.

Tüm siparişimiz bir arada. Griler benim; siyah ise arkadaşımın


Şimdi de tek tek bakalım; işte haftasonu için söylediğim yünlü kumaştan botum


Ve ayaktaki duruşu


Sahte süetten olduğu iddia edilen ancak kadifemsi duran bilekteki botum


Ve ayaktaki duruşu


Arkadaşımın siyah botu; benim grimin aynı modeli


Bu seferki alışverişimden memnuniyet oranım % 50 :)) Giderek daha da başarılı siparişler veriyorum. Bakalım başarı yüzdemi daha ne kadar arttırabilirim. :)) 

20 Ocak 2011 Perşembe

Christian Louboutin Denince Akan Sular Durur

Christian Louboutin ayakkabısever her kadının rüyalarını süsleyecek ayakkabılar yaratan bir dahi. İşte bu dahi adamın 2011 Bahar Koleksiyonu görücüye çıktı bile.





Yeni Sezondaki Gözdem Jenny


Hemen her ayakkabısını çok beğensem de önceki sezona ait beni benden alan bir ayakkabısı var ki bahsetmeden geçemeyeceğim.

Şöyle tüm koleksiyon önüme serilse ve seçtiğim bir tanenin benim olacağı söylense bir saniye dahi tereddüt etmeden seçeceğim ayakkabı bu olurdu; Lucifer Bow. Adı da gayet manidar :)


Kesinlikle bu ayakkabıyı istiyorum. 995 $ ile fiyatı alım sınırlarımın çok üzerinde olsa da istemekten vazgeçemiyorum. Louboutin'ler, Harvey Nichols ve Beymen'lerde satılıyor ama bu modeli Türkiye'de var mı diye araştırmak dahi istemiyorum; varsa bir çılgınlık yaparım diye korkuyorum valla. Ben şimdilik sadece resimlerine bakmakla yetiniyor ve ayağımda hayal etmeye çalışıyorum. Keşke bir peri çıkıverse ya da lambadan bir cin süzülse...

Hazır istemeye başlamışken şunları da alıverirdim.

Pigalle Spikes


Nerede giyeceğimi bilemesem de Pigalili


Canınız sıkıldığında bakıp da keyfinizin yerine geleceği bir şeyler görmek isterseniz siz de yeni sezona göz atmak için resmi sitesini ziyaret edebilirsiniz. Şöyle buyrun.

17 Aralık 2010 Cuma

Bir İndirimden Diğerine

Benim gibi 35 numara ayaklarınız varsa genellikle indirimi bekleyemez ve sezondan alışveriş yapmak durumunda kalırsınız. Ama bu yıl inat ettim ve sezondan alışveriş yapmayıp indirimi bekledim. Ama tabi sezonun son indirimine kadar sabretme ihtimalim olmadığından ilk indirimler başlayınca soluğu beğendiğim mağazalarda aldım.

Lovely Shoes siparişimin henüz elime ulaşmamış olması benim yeni bir ayakkabı almama engel değil. :) Son yıllarda en beğendiğim ayakkabı markalarından birisi olan Hotiç, % 50'ye varan indirimine girdiğinin ertesinde ben de oradaydım. Hotiç, geçen yıl aldığım ve çok rahat ettiğim için ayağımdan çıkartmak istemediğim kum rengi güderi botların çok benzerlerini bu yıl da üretmiş. Hem de lacivert ve süet olanı vardı. Yaklaşık 2-3 yıldır lacivert bir bot arandığımdan bunu görür görmez kaptım. İnternet sitesinde bu modelin resmi olmadığıdan gösteremiyorum. Sitesinde her modelinin resmi olmamasını geçtim bence artık Hotiç'in de diğer markalar gibi online satışa başlamasının vakti geldi de geçiyor bile.

Bakın bu yıl online satış kervanına katılan Mango, indirimdeki altı üstüne gelmiş raflardan ve çılgın kasa kuyruklarından kurtulmamızı sağlıyor. İndirimi beklediğimden 2 gün önce indirime giren Mango'dan 4 kazak, 1 etek ve 1 de pantalon söyledim. Her biri sadece internetten gördüğüm ürünler, dokunup ellemediğim ürünler olduğu için büyük bir merakla kargomun elime ulaşmasını bekliyorum. İşte size siparişimden bir örnek; en çok beğenerek aldığım eteğim.


Evet sanırım online alışverişin tek sıkıntısı kargo beklemek. Halen gelmesini beklediğim 4 kargom var. Artık gelsinler...   

8 Aralık 2010 Çarşamba

Ben Bir Ayakkabı Delisiyim

Hani dost başa düşman ayağa bakar diye bir laf vardır ya; bu bana katiyen uymaz. Her daim  bir insanın ilk baktığım yeri ayakkabılarıdır. Bakımlı mı? Temiz mi? Güzel mi? Kıyafeti ile uyumlu mu? Mutlaka arkadaşlarımın yeni aldıkları bir ayakkabıyı fark ederim. Eğer ayakkabı fanatiği ya da ayakkabı fetişi diye biri varsa işte ben O'yum.

Ayakkabılarım benim için gerçekten çok önemlidir. Her biri ayrı ayrı satın alındıkları kutularda saklanırlar. Yazlık kışlık değişimi yaparken her biri temizlenmiş ve mümkünse bakımı yapılmış olarak kutusuna kaldırılır. Tatillere giderken eğer mümkünse, ki genellikle mümkün kılmak için uğraşıyorum, her biri ayrı kutusunda yolculuk eder. Ancak bir uçak seyahati ve kısıtlı bir yer söz konusu ise içim acıyarak kutularından çıkartıp; mümkün mertebe ezilmeyecek şekilde yerleştiririm. Sadece benim ayakkabılarım değildir önem verdiklerim; eşiminkilere de aynı muameleyi gösteririm. Çünkü ayakkabıdır benim için önemli olan; benim olması değil.

Oje konusundaki tavrım ne kadar tutucu ise ayakkabılar konusundaki yaklaşımım da bir o kadar marjinaldir. Marjinal dediğime bakmayın; asla yeni moda burnu açık botlardan bahsetmiyorum. Öylesi saçma bir ayakkabıyı asla giymem. Bot ise neden burnu açık; burnu açık ayakkabı ise neden boğazlı? Bu sorularıma "Moda bu şekerim" diye cevap verecekseniz hiç boşuna yorulmayın; moda da bir yere kadar. Modacılar yenilik olsun diye artık saçmalamaya başladılar. Neyse... Benim bahsettiğim marjinallik şunları kapsıyor; ne renk olursa olsun, topuğu ne kadar yüksek ya da alçak olursa olsun modeli hoşuma gittiği sürece her ayakkabıyı giyerim.

Evdeki ayakkabı, bot, çizme sayımı bilmiyorum ve bilmek de istemiyorum. Her yıl iki sezondan beri giymediğim bir ayakkabı varsa birilerinin işine yarar belki diye veriyorum. Takriben her yıl 5 yazlık 5 de kışlık ayakkabı dolabımdan eksilir; ancak yıl içerisinde yenileri geldiğinden asla dolap boşalmaz. Sanırım umarsızca harcama yapabileceğim tek kalemdir ayakkabı. Aylarca çok ciddi tutarda bir taksit ödeyecek olsam da fiyatını umursamaksızın bir ayakkabıyı çok beğendiysem alabilirim. Çünkü almadığım zaman rüyalarıma giriyor; test edildi, onaylandı. :)

Kadınların neredeyse tamamı maddi imkanları ölçüsünde benimle benzer bir portre çizmektedir. Ayakkabının nasıl bu derece bağımlılık yaratan bir şey olduğu konusunda yapılan bilimsel araştırma var mıdır bilmiyorum ama çevremde benim gibi çok sayıda kadın olduğunu biliyorum. Bu öyle bir tutkudur ki insana dünyanın bir ucundan alışveriş yaptırır. Evet... İşte yazının anlam ve önemine nihayet geldim. :)

4-5 gün önce çok yakın bir arkadaşımla birlikte Çin'de bulunan bir firmanın internet sitesinden ayakkabı siparişi verdik. İnternette çokça sitede adı geçen bir site Lovely shoes; belki duymuşsunuzdur. Memnun kalanlar, kalmayanlar, merak edenler, almak isteyen ama cesaret edemeyenler, kararsız kalanlar vs... Site hakkında yazılan bir sürü yazı mevcut. Biz yazılanlara kulak tıkayıp kendimiz tecrübe edelim istedik. Çok sayıda ayakkabıyı beğenmiş olsak da denemek için şimdilik birer tane söyledik. Geldiğinde gerçek görünümü ve kalitesi hakkında bilgi veririm.

İşte Benimki


Şimdiden sepetimde 7 ayakkabı daha var; eğer memnun kalırsak vay halime...